3 Şubat 2018 Cumartesi

Yeniden Yazma Denemeleri


Merhaba ben Duru :)

   Ah yeniden geçmek klavye başına ve yazmak ... Tarifi olmayan bir duygu. Bu duyguyu özel kılan bunu paylaşmak için yazıyor olmak. Evet ben bu blogu Betül olarak açtım Duru olarak yazmaya devam ediyor olacağım. Doğum ismimi seviyorum ama yeni adımla da pek keyifliyim .

Ve gelelim nerelerdeyim.

Çok heyecanlı yahuu !


   2017 son aylarında ani bir kararla rotamı kuzeye çevirip , ingilizce öğrenmek ve  aslında aynı anda kendimi de keşfetmek için Dublin 'e taşındım. Bundan 5 ay öncesine kadar adını bilmediğim bu ülkede henüz bende neler yapıyorum bilmiyorum. Her şey hızlıca akmaya başladı . Kocaman yarım yılı bu ay bitiriyorum. Bir yandan başka bir kültürün koynunda kendime güvenli alan yaratmaya çalışıyorum bir yandan da konfor alanımı terke etmek ve esneyerek yenilere kalbimi açmaya çalışıyorum. Hayatın bir şans olduğunu keşfetmeme sebep olan bu ülke değişimi aslında sadece Duru'yu tanımam dışında kocaman bir dünyaya açtı beni. İlk defa dünyanın bir çok yerinden insanla bu kadar yakın olmuş ve dünyayı bir köy gibi hissetmeye başlamaştım. Hala da öyle hissediyorum . Engellerin olmadığını , hayatta ne istersem bunu bir şekilde yapabileceğimi gördüm. Çok acayipti bir saniyede değişebilen bir hayata sahip olmuştum. Bir cafe de içtiğim bir çayın bana açtığı kapıları bir diğer yazımda anlatıyor olacağım ama şu an kısa bir reklam yapmadan edemedim :). Söylemek istediğim aslında yapılamayacak bir şey yok hayatta. İşte böyle bir hayatın içindeyim şu an . Bizim ülkemizden sonra buralar çok küçük ve çok basit gelsede , içinde bulunduğum doğanın güzelliği beni mest etmeye devam ediyor.

Neler Yapıyorum ?

  Yogaya ve dansa başlamak buradaki ilk adımlarım oldu. İstanbul 'da keyifle yaptığım her şeyi burada da yapabiliyor olmak içimi şükürle doldurdu . Çünkü hayallerim vardı ve büyük değişimlerin yanında onlarında benimle büyüyor olması çok iyi geldi bana.Bunların yanında asıl hedeflerimden olan , ingilizce ise acayip keyifsiz gidiyor. Ben hiç okul kızı değilim , sisteme kafa tutarak ilerliyorum. Türkiye vizesi sorunsalından dolayı her saniye okulda bulunuyor , devama dikkat ediyor , asla kuralların dışına çıkamıyorum . Yaşam hakkım burada şimdilik bu . Paranın , sevginin , anlaşmanın ırkaların önüne geçemediği her an yüzüme vuruluyor. İngilizce öğrenmek için okul dışında olmam gerekirken diğer avrupa ülkeleri ve bazı asya ülkeri gibi rahat değiliz maalesef. Büyük bir kontrol sürecimiz var . Bunların yanında bu dili öğrenme çabam her an artıyor . Çünkü ihtiyacım olduğunu iliklerime kadar hissediyorum. Şimdilik yaşama isteğim çok taze burada. Hayat bana aşırı kolay geliyor ama zamana ihtiyacım var . Zamanla iyi bir Dublin kaşifi olabilirim. Seviyorum burayı ve cidden aşırı keyifli insanları var . Pubları söylemeden geçemiycem tabii :)

    Bunların yanı sıra en keyifli yanı dünyanın neresi olursa değişen bir şeyin olmadığını görmüş olmak :). Kalbimle yaptığım her seyahat her göç aynı , her mekan senin kadar güzel ve senin kadar büyük. Bazen gökyüzüne bakıyorum ve sonsuzluğu hissediyorum. Hepimiz aynı gökyüzünü paylaşıyoruz , kim bilir kimin yudumladığı bardaktan içiyorum çayımı  , belki şu an sırtında benim eski çantam var yükü farklı olsa da ,belki takas yaptığım ceketimle ısınıyorsun . Hayat bu kadar geliyor işte. Kahve içerek keyif almaya azla yetinmeye , daha çok sevmeye ve daha sağlıklı kalmaya çalışıyorum bir de meditasyon yaparak sabrı öğrenmeye çalışıyorum.

devamı gelecek :=)

duru
dublin
2018 - bir tabure üstünden seslenirken sevdiklerine pek mes'ud.

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Kelebek Olmak Kolay Değil

Renklerimi kozamdan çıkmadan göremezsin



    Uzun zamandır bu yazıyı yazmayı bekliyorum. Nereden başlamam gerekiyor bilmiyorum. Yoğun bir dönemden geçiyorum. Fakültenin son sınavları , tez bitirmeceler derken kendimle arama biraz mesafe koyduğumu fark ettim. Bloguma canlılık katmak eskiye dönmek , tüm çıplaklığımla yazılarımda var olmak istiyorum. Yeni bir hayat başladı benim için , hiç olmadığı kadar değişik ve beni şaşırtan. Adım  attığım bu yeni dünyamı ve değişimimi paylaşmak ve hafiflemek istiyorum. Topluluk gücüne çok inanıyorum , uzun zamandır bu güçten mahrum kalmak canımı azıcık yaktı ve bunları da paylaşarak eskiden var olan dostluklarımın özlemini gidermek istiyorum.


    Kendimi kozasından çıkmaya ramak kalmış kelebek gibi hissediyorum. Renkleri taze, bakışları yeni ve heyecanlı ... Kanatlarımı çırpmaya çok hazırım uçacağım yerin önemi yok gideceğim her yerde 'ben' olacağım. Betül olmanın gökyüzündeki hali ...
sıram geldi benim 



  Tüm dünya gökyüzünde birleşiyor benim için. Gözlerimiz aya bakarken tokuşurken , güneş tenimize değdikçe sarılıyoruz.Var olma amacımı keşfetmeye başlamış olduğum için daha farklı bakıyorum artık hayata. İnsanlarla iletişimim daha derin ve yoğun geçiyor. Yüzeysel şeylerden zevk alamıyor , daha amacını kavradığım , hislerime hitap eden şeylere yöneliyorum. Kendimi önemsiyor , hislerimi takip ederek huzurumu ve yeteneklerimi gün yüzüne çıkarabiliyorum. Aslında doğmak kendin olmak değilmiş yeni fark ediyorum. Bir sürü süreçlerden süzülerek geldim bu zamana. Kozam da günlerce doğru zamanı bekledim , yanımda hangi kozalar var görmeden hissederek yaşadım , renklerimi bilmiyordum , kokumu , nasıl bir gezegene doğacağımı da. Var olan bir düzen vardı ya ona ayak uyduracak ya da değişimi yaratıp kendi var oluşumu bulacaktım. Ben ikinciyi seçtim.

    Seçimlerimizden ibaret olduğumuza inandığımı bir kez daha kanıtlamıştım kendimE. Kimse benim hayatıma hükmedemez ben hükmetmesine izin verirdim. Kimse beni üzemez ben üzmelerine izin verirdim.Hayatım üzerindeki hakimiyete sahip olabilirsem "kendim " oluyordum. Kendim olma yolumda azimle gittiğim için önce kendimi sonra bu yolda bana destek olan ailemi  ve ikinci ailem olan Berna ve Yılmaz 'ı sevgiyle kucaklıyorum. Yolum uzun ve zordu şimdi ışığa ulaşmış olmanın huzurunu yaşıyorum.





                                                                                                                                 Betül
                                                                                                                              K.MARAŞ

7 Nisan 2015 Salı

Isıgımı yansıtacak bir meslek arıyorum!

kendimi keşfetmek istiyorum ?

      

    Bir akar suyun kenarında , tüm kıyafetlerimden arınmış halde kendimle baş başa kalmak istiyorum. Kendimi dinlemek , kendime izin vermek ve kendimi sevmek istiyorum.

     Şükrettiğim günleri hatırlamak , bedenimden başlayıp tüm ruhumu tanımak istiyorum. Adım adım ilerlemek ve Betül'ü bulmak istiyorum. Evlere sığmıyorum , çıkıp sürekli gökyüzüne bakarak rahatlıyorum. Yüz yüze iletişimlerden kaçıyorum , kaçtıkça büyüyor içimdeki derinlik elimde değil  "çok yorgunum ". Kendimi tanıyamamak , hislerime anlam verememek hatta çoğu zaman ne hissettiğimi bile bilememek bana çok ağır gelmeye başladı.

     Sevip de kavuşamayanlar gibiyim ruhumla!

    Onu tanımak istedikçe daha da gizemli hal alıyor sanki. Ne yapacağımı bilemez halde dolaştırıyor günlerce. Ağladıkça gözyaşı ekliyor gözlerime , sustukça daha da sessizleşiyor, derinlerine inmek istedikçe daha da derinleşiyor. Çıkmaz bir sokakta yürüyorum hissinden yoruldum. Ben neyim ya! Ben kimim? Ne yapmak istiyorum? Derdim ne benim?  Ben hangi mesleği yapacağım?  İşe yaramazın teki miyim?  .....uzar gider...


     Sessiz bir çığlık gibi şimdi bütün sözlerim!

     İçimde bitmek bilmeyen üretme sevdası varken daldan dala atlamak istemeyen ve duygularını  bastıran bir ben varım. Düşünmek beni daha da hareketsiz kılmaya başladı son günlerde . Kah keçeden şekiller yapıp dikiyorum , kah elimde bir Kuran önümde öğrenci Kuran öğretirken buluyorum kendimi , bazen sosyolojinin derinliklerinde kayboluyorum ..Amaaaaaaa hepsinden de zevk alıyorum , hepsi de beni mutlu ediyor. Hobinin ötesine hiç geçemesem de bunlar bana yol göstersin istiyorum ama hayır meslek olarak bunlardan birine ömür boyu sahip olmak istemiyorum. Siz hiç yapmak istediğinizi bulamayıp kendinizi boşlukta hissettiniz mi?  İçinizdeki ışığı ararken karanlık sizi de yordu mu? Geç kalmış hissi içinde bir oyana bir bu yana itti mi düşünceleriniz sizi de? 


     Eksik bir şey var hayatımda!

    Ben bir yolun yolcusuyum biliyorum. Kalbimi hep ferah tuttum hayata karşı . Bana sunulan her nimeti ciğerlerime seve seve çekiyorum. Ama dolmuyor içim. Evet ben buyum diyemiyorum. Bulunduğum yerdeki çırpınışıma son veremeyişimin sıkıntısını da fena halde yaşıyorum.Ben sevgiyle var oluyorum. Mesleğimi de tutkuyla sevmek istiyorum. O bana yük değil hafiflik versin , onunla dost olayım istiyorum. İmkansız mı ? Yooo asla!  Ben imkansız duvarını  örmek istemiyorum.
 Ruhumun dolmayan ve beni hayata karşı korkutan bu yanına bir an önce ulaşmak istiyorum. Kim bilir belki yarın ..

    İyi ki yazabiliyorum...


     Arayışımın içimdeki fırtınasının yoğunluğunu yazarak hafifletiyorum , yazdıkça kendimi görüyorum. Bir de böyle içimde tutmayı sevmiyorum. Yeterince gizliyorum bedenimi ruhumu artık hissettiği her şeyde özgür bırakarak ödüllendiriyorum. Belki ne olmak istediğine karar vermesinde de ona bu özgürlüğü vermeliyim. Bilmiyorum. Kendimi bir şeyler yaparken görmeye ihtiyacım var bir tek bunu hissediyorum...






                                                                                                                            Betül
                                                                                                                             K.Maraş